Ata Egemen ÇAKIL / COO / PROJE DİREKTÖRÜ

“Yaratıcılık, bilinci yoğunlaşmış insanın kendi dünyasıyla karşılaşmasıdır.”

  • Rollo May, Yaratma Cesareti…

Çocukken herkesin öğrenmek için gördüğü şeyleri taklit etmesi belli bir yaşa kadar sürerken bende bu maalesef hâlâ devam ediyor. İlkokulda, ortaokul, lisede arkadaşlarımı, politikacıları, sanatçıları taklit etmemin nedenini çok sonra anladım. Hem onlarla empati kurmak, ne düşündüklerini anlamaya çalışmak ve onların yerine geçerek onlar olsaydım ne olacağını öğrenmek. Bu tabii ki bir Antik Yunan geleneğiydi. Daha sonra onlarla sınırlı kalmanın ötesine geçtiğim zamanlar başladı. Artık kendi karakterlerimi, kendi hikâyelerimi ve oyunlarımı oluşturmaya başlamıştım. Doğal olarak kendimi bir tiyatro ekibinin parçası olarak bulmam da hiç tesadüf değildi.

Gelecekte bu işi profesyonel olarak yapmaktan başka çare görmüyordum. Ben yazar olmalıydım. Çünkü beni okuyan arkadaşlarım bana güvendiler. Öykülerim dergilerde yayınlanmaya başladı. Sonra arkası geldi. Romanım yayınlandı. Senaryo üzerine çalışmalar yapmayı sürdürdüm. Atölyelerde eğitimci olarak yer aldım. Sahne Sanatları Bölümü, Dramatik Yazarlık – Dramaturji Anasanat Dalı programından birincilikle mezun oldum. Yazarlığın bir sürekli öğrenme biçimi olduğuna ikna oldum. Çünkü; “evet, şimdi tam olarak bir yazarım” diyebileceğim bir alan değildi. Her metinden, her kitaptan ya da her tiyatro oyunundan sonra dünyaya başka pencerelerden bakmayı öğrendim. Sanatın diğer tüm disiplinleriyle içli dışlı olmadan sanatsal bir şeyin ortaya konmayacağının farkına varıp, dünyada sanat tarihindeki o büyük deryanın içine daldım.

Bilgili Menajerlik Ofisi çatısı altında edebiyat ve sanat tarihine katkıda bulunmak için kolları sıvadım. Edebi türlerin bazısı bireysel uğraşlar gibi görünse de sanatın bazı disiplinlerinde kolektif çalışmak zorunludur. İşte burada bu ortamı sağlamak çok önemli. Çünkü her insan bir potansiyeldir. Önemli olan içindeki cevheri ortaya çıkarabilmek ve bunu nerelerde değerlendirmek gerektiğini kavrayabilmektir.

.”خلاقیت، مواجهه‌ی یک فرد دارای دانش متمرکز، با دنیای خودش است”

 رولو می، شجاعت خلاقیت –

در حالی که تقلید کردن آنچه که می‌بینند به منظور یادگیری برای کودکان تا زمان خاصی ادامه می‌یابد، متاسفانه این موضوع هنوز برای من ادامه دارد. بعد از مدت زمانی بسیار طولانی فهمیدم که چرا در دوران دبستان، راهنمایی و دبیرستان دوستان، سیاستمداران و هنرمندان را تقلید کردم. هم همدردی با آنها، هم تلاش برای درک آنچه آنها فکر می کنند و هم فهمیدن اینکه اگر من جای آنها بودم چه اتفاقی می افتاد. البته این یک سنت یونان باستان بود. سپس زمان هایی فرا رسید که من از این محدوده فراتر رفتم. بعداً شروع کردم به خلق شخصیت‌ها، داستان‌ها و بازی‌های خودم. طبیعتاً تصادفی نبود که خودم را به عنوان عضوی از یک گروه تئاتر دیدم.ا

چاره‌ای جز انجام حرفه‌ای این کار در آینده  نمی‌دیدم. من باید نویسنده می‌شدم. چون دوستانی که نوشته‌هایم می خواندند به من اعتماد کرده بودند. داستان‌های من شروع به چاپ در مجلات کردند. بعد اتفاقات دیگری افتاد. رمان من منتشر شد. به کار کردن روی فیلمنامه ادامه دادم. من به عنوان مربی در کارگاه های آموزشی شرکت کردم.  با رتبه اول از رشته هنرهای نمایشی، نمایشنامه نویسی – دراماتورژی فارغ التحصیل شدم. من متقاعد شده‌ام که نوشتن نوعی یادگیری مداوم است. زیرا؛ این رشته‌ای نبود که بتوانم بگویم “بله، من الان دقیقا یک نویسنده هستم”. بعد از هر متن، هر کتاب یا هر نمایشنامه، یاد گرفتم که از منظرهای مختلف به دنیا نگاه کنم. با درک اینکه بدون ارتباط با سایر رشته های هنری نمی‌توان هیچ چیزِ هنری تولید کرد، در اقیانوس بزرگ تاریخ هنر در جهان فرو رفتم.ا

آستین‌ها را بالا زدم تا زیر سقف شرکت مدیریت بیلگیلی به تاریخ ادبیات و هنر کمک کنم. در حالی که برخی از ژانرهای ادبی ممکن است به نظر کارهایی فردی بیایند، لازم است در برخی از رشته های هنری به طور جمعی کار کرد. فراهم کردن این محیط در اینجا بسیار مهم است. زیرا هر فرد برابر با یک پتانسیل است. نکته مهم این است که بتوانیم گوهر درون آنها را آشکار کنیم و بفهمیم در کجا باید استفاده شود.ا

“Their creativity is the most basic manifestation of man’s fulfilling his own being in his world.”

– Rollo May, the Courage to Create

 

While it continues up to a certain age for everyone to imitate what they see in order to learn as a child, this unfortunately still continues for me. Much later, I understood why I imitated my friends, politicians and artists in elementary, middle and high school. Both empathizing with them, trying to understand what they are thinking, and learning what would have happened if I had been them by taking their place. This was, of course, an Ancient Greek tradition. Then came the times when I moved beyond being confined to them. Now I’ve started to create my own characters, my own stories, and games. Naturally, it was no coincidence that I found myself as part of a theater team.

I had no choice but to do this job professionally in the future. I should had to be a writer. Because my friends who read my work, believed in me. My stories began to be published in magazines. Then other things started to happen. My novel was published. I continued to work on scripts. I took part in workshops as an educator. I graduated from the Department of Performing Arts, Dramatic Writing – Dramaturgy Department at the top of my class. I am convinced that writing is a form of continuous learning. Because; It wasn’t a field where I could say “yes, I’m exactly a writer now”. After every text, every book, or every play, I learned to look at the world from different perspectives. Realizing that nothing artistic could be produced without being in touch with all other disciplines of art, I dived into that great ocean in the history of art in the world.

 

I rolled up my sleeves to contribute to the history of literature and art under the roof of Bilgili Management Office. While some of the literature genres may seem like individual pursuits, it is necessary to work collectively in some disciplines of art. It is very important to provide this environment here. Because every person has a different potential. The important thing is to bring out their best talents and to understand where they should be evaluated.

Ata Egemen ÇAKIL