BİLGİLİ MENAJERLİK EDİTÖR ÇAĞRISI

Biz, bugüne kadar hak ettiği değeri göremediği, emeğinin karşılığını alamadığı bir sektöre sıkıştırılmaya çalışılmış olan editörleriz. Yazarın yazdığı ilk cümle ile başlayan o yolculukta, hikâyeleri alıp okura taşıyan köprüleriz. Okuduğunuz o kitaplarda yazar kadar bizim de emeğimiz var. Belki altını çizdiğiniz bir cümle bizim fikrimiz, belki hikâyenin gidişatında beğendiğiniz o detay bizim önerimiz… Buna rağmen editörler, Türkiye’de uzun yıllardır sadece kitabın künyesinde gördüğünüz birer isimden ibaret. Bilgili Menajerlik’te öyle değil, asla da öyle olmayacak… Artık Bilgili Menajerlik bünyesindeyiz. Bundan böyle yazar ile editör, redaktör ve son okuyucu arasındaki fark kalkacak!

Meslek hayatımız boyunca onlarca, belki yüzlerce kitaba editörlük yapabiliyoruz. Bunlar için aldığımız düşük ücretlerle günü ancak geçirebiliyoruz. Sonra bir gün işten çıkarıldığımızda ya da proje bittiğinde, elimizde avucumuzda bir şey kalmıyor ve yeni işler aramamız gerekiyor. Biz bunlarla uğraşırken de bir zamanlar büyük emekler harcadığımız o eserler satmaya, yazar ise kazanmaya devam ediyor; ama biz hiçbir şey kazanamıyoruz. Şimdi hakkımız olanı kazanacağız.

 

Çalışmaya başlarken alınan o ödeme, hemen elimize geçtiği için ilk anda cezbedici olabiliyor; ama piyasada kim gerçekten hak ettiğimiz ücretleri ödüyor ki? Bu düşük ücretlerle sadece günü kurtarabiliyoruz, ayı bile çıkaramıyoruz. Bu yüzden elimizdeki işi hızla bitirip yeni kitaplar üzerinde çalışmaya başlamak istiyoruz. Sürekli bir koşturma, arayış ve telaş içinde debeleniyoruz. Yoruluyoruz ve artık biz de hakkımız olanı almanın gururunu yaşamak  istiyoruz…

Biz kitabın ilk harfinin vuruş sesiyle, okurların kapağı açma sesi arasında geçen sürenin aktörleriyiz. Yazarların olmazsa olmazı, kitapların en önemli parçasıyız. Bunu neden böyle göremiyorlar? Yazarlar yazarken bir ücret almadığı gibi, biz de editörlük çalışmalarımızı yaparken ücret almak istemiyoruz. Hayır, bunun yerine yazar gibi telif hakkı almak istiyoruz ve Bilgili Menajerlik de bunu gerçekleştirmek istiyor! Hayal gibi geliyor değil mi? Ama artık bu, hayal olmaktan çıkacak.

Yazar, hikâyesini yazıp işi bittiğinde onu bizlere teslim ediyor, belki yeni kitap fikirleri üretiyor ve kitabı basılıp satıldıkça da bundan telif ücreti alıyor. Peki, biz editörler neden almayalım? Bugüne kadar biz de hayatımızı, emeğimizi, yeteneğimizi garanti altına almak istiyorduk; sonunda bunu başardık! Biz de çalıştığımız kitaplardan telif ücretleri gelirken yeni projelerde gönül rahatlığıyla, daha azimli, istekli ve verimli çalışabileceğiz. Biz de editörlüğü, ‘sadece kira paramızı çıkarabildiğimiz mesleğimiz’ hâline getirenlerin elinden kurtarabileceğiz!

Sektördeki şartlar hiçbir zaman bizi gözetmediğinden, işimizi tamamlayıp kenara çekilmek zorunda kalıyorduk. Neden biz de çalıştığımız eserlerin arkasında durmayalım? Neden biz de o eserin bir parçası olarak sürece dâhil olmayalım? ‘Paramı aldım, çekildim. Beni ilgilendirmez!’ anlayışı yüzünden, bugün yeniden yapılan baskılarda hatalar olabiliyor. Biz, devamlı telif ücreti aldığımız eserin arkasında durarak, yeni baskılardaki hataları da ortadan kaldırmak istiyoruz.

Piyasada sırf editör ücreti istendiği için kitap çıkaramayan birçok yazar var. Bu yazarlara fırsat tanımak, biz editörlere de fırsat tanımak demek. Bunun yolu da telif ücretinden geçiyor. Kendilerinden editörlük ücreti istenmediğini duyan yazarlar kitap yazdıkça bizim iş bulma şansımız da artacak. Böylece hem yazarlar hem de editörler, hak ettikleri gibi üretmeye ve çalışmaya devam etmiş olacak. Herkes kazanacak, herkes hakkını alacak ve bu bir kereye mahsus olmayacak…

Fakat bunları söylerken, her eserin editörlüğünü ücretsiz yapmayacağız, hiç kimse bize bu yönde bir baskı yapamaz. Bilgili Menajerlik’in seçici kurulunda, nitelikli eser olarak basılmaya değer bulunan kitaplarda görev alacağız ya da bir yazarın daha önceki eserlerinin satış rakamlarını dikkate alarak, uygun eserlerde telif hakkı karşılığında çalışacağız.

Bilgili Menajerlik, şikâyetçi olduğumuz sistemleri yıkmak ve herkese hakkını vermek için devrim yapıyor. Biz de bu devrimin bir parçası ve editörleri olarak, isteklerimizi ve hakkımızı alıyoruz. Artık bize saygı gösteren, değer veren, emeğimizi ve potansiyelimizi anlayabilen bir oluşumun içindeyiz. İki kitap düzenletilip bir kenara atılmıyoruz, devamlı çalışıyoruz. Bu devamlılık içinde, aldığımız telif ücretleri sayesinde hiç durmuyoruz. Zamanımızı, yeteneğimizi, potansiyelimizi sürekli yeni işlere verebiliyoruz. Sesimiz, buradan tüm sektöre ve bizim gibi düşünenlere gidecek, hak ettiğini almanın ne olduğunu iyi bilenlere ulaşacak, biliyoruz…